SEVGİLİYE NAMELER 3

istanbul escort

Model Detayları

  • Kayıt Tarih: 21 Haziran 2013 10:25

Model Açıklaması

SEVGİLİYE NAMELER  3

Leo Jogiches Litvanya’dan geliyordu. Litvanya’nın
başkenti Wilno’nuıı kendine özgü bir toplum yapısı var-
dı: Litvanyalılar, Polonyalılar ve Museviler, her biri zen-
gin birer kültürel güç olarak Ruslaştırma karşısında
zorlu bir savaş vermekteydiler – sosyalizmi ve devrimi
özellikle çekici kılan bir savaştı bu. Jogiches 1867’de
zengin ve ünlü bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiş
ti. Büyükbabası Jakub’un evi Wilno aydınlarının bu-
luşma yeriydi. Babası Samuel, Leo daha çok küçükken
ölmüştü. Leo, annesi Zofia’yı taparcasına severdi; an-
nesinin varlığı yaşamı boyunca Leo’nun en büyük güç
kaynağı olacaktı. 1898’de annesi öldüğünde. Luxem-
burg’a «…artık kimsem kalmadı.» diye yazacaktı; oysa
kızkardeşi Emilia ile erkek kardeşleri Josef ve Pavel
Rolo VVilno’da yaşamaktaydılar. Jogiches liseden ay-
rılıp işçi olmuş, kendini devrime adamıştı. 1888*de ey-
lemlerinden ötürü birkaç ay tutuklu kalmış, 1890’da da
yurt dışına kaçmıştı. Bağımsız geliri ona dışarda ayrı-
calıklı bir konum sağlıyordu: bir baskı makinesi satın
alabiliyor, parti yayınlarının giderlerini ve Luxemburg’
un geçimini üstlenebiliyordu. Para ikisinin ilişkisinde
her zaman için bir sorun, mektuplarda sık sık değinilen
bir konuydu. Bir egemenlik boyun eğme ilişkisi bağla-
mında hem sembolik hem de psikolojik bir anlam yük-
leniyordu.
Wilno’daki günden güne sürdürülen yeraltı faali-
yetinden uzak düşen Jogiches. İsviçre’deki Rus siyasi
kaçakları ile de bir fikir birliğine varamadığından, Pa
lonya’daki harekete ancak Luxemburg aracılığıyla ka-
tıldı. 1914’e kadar SDKPİL’in Merkez Komitesi üyeliği
dışında politik bir eylemi olmadı. Partinin mütevazi bo-
yutları (1893’te 200 üyesi vardü-Jogiches’in siyasi tut
kularını karşılamaktan elbetteki çok uzaktı. Her ikisi-
nin de Zürih Üniversitesi’nde öğrenci oldukları 1890 –
1897 yılları boyunca ayrı evlerde, ama, istediklerinde bir-
birlerini kolayca görebilecekleri uzaklıkta yaşadılar
1893’te. yirmi üç yaşındaki genç kadının bir toplulukönünde yaptığı ilk konuşma, Sosyalist Enternasyonalin
Üçüncü Kongresi’ndeki konuşması, bir olay olarak ni-
teleniyor ve Luxemburg bir yıl sonra SDKP’nin yayın
organı olan İşçi Davast’mn (Spraıoa Robotnicza) genel
yayın yönetmenliğine getiriliyordu. Gazete, Luxemburg”
un doktora tezine ilişkin araştırmalarım da sürdürdüğü
Paris’te basılmaktaydı. Burada, Jean Jaures, Jules Gu-
esde, Edouard Vaillant gibi Fransız sosyalizminin önde
gelenleriyle yaşam boyu sürecek ilişkiler kuracaktı. An-
cak evi gene Zürih’te, birlikte sık sık küçük İsviçre
köylerinde çalışarak tatil yaptıkları Jogiches’in yanıba
şındaydı.Gecenin ortasında bir sesle uyandım. Ürkerek din-
ledim. Kendi sesimdi bu. «Dyodyo! Hey, Dyodyo!»1 di-
ye sesleniyordum, çarşafları çekiştiriyordum hırçınlık-
la, Dyodyo’m yanımda sanıyordum besbelli (ne utan-
maz bir düş!). Çarşafların altında bir şey bulamayınca
da, kızgın kızgın söylendim: «Şapşal Dyodyo, sabaha gö-
rürsün sen!» Kendi sesim aklımı başıma getirdi, bu-
nun bir düş olduğunu anladım ve acı gerçeği hatırladım-
Dyodyo’m uzaklarda, çok uzaklardaydı ve ben yalnız,
yapayalnızdım… Tam o sırada merdivende bir ayak se-
si duydum. Yarı uykulu, gelenin sen olduğunu anladım:
son trene yetişmiştin (düşümde tren tarifesini bir güzel
değiştirdim!). Beni uyandırmamak için üst kata çıkı-
yordun, orada uyuyacaktın ve sabahleyin bana sürpriz
yapacaktın! Mutlu mutlu gülümseyip yeniden uyudum.
Sabah olup da koşarak yukarı çıktığımda geceki hayal-
lerimin bir düş olduğunu anladım. Çarşambaya kadar
burada olmazsan, ilk trenle ben Cenevre’ye geliyorum.
Bilesin!

İlan ID: Yok

  

Sorun bildir

İsteğiniz işlenirken, lütfen bekleyin....

Bir Cevap Bırakın

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Popular Ads Today